WHO IS ONLINE

We have 15 guests online

NEWSFLASH

Our Goal

Our ultimate goal is to serve and maintain global peace and harmony by building bridges towards a long lasting friendship between the peoples of Turkey and North America, including transatlantic countries, through educational, social, art and cultural activities.

Read more...
Amerikalıları Tanımak Print E-mail
  • Amerikalılar dakikliğe çok önem verirler. Bu nedenle randevularınıza vaktinde gitmeye çalışın.
  • Atak davranmak, görevlerinizi zamanında tamamlamak ve girişken olmak size artı puan kazandıracaktır.
  • Dış görünüme bulunacağınız ortama göre önem verin. Amerikalılar rahatlarına çok düşkün bir toplum oldukları için nasıl rahat ediyorlarsa o şekilde giyinirler. Ama özel zamanlarda ya da iş görüşmelerde dış görünüşlerine dikkat etmesini de bilirler.
  • Arkadaşlıklar genelde yüzeyseldir. Bizim gibi çok samimi dostluklar enderdir.
  • Amerikalıların en tipik özelliklerinden biri 'Özellik' (Privacy) konusundaki aşırı titizlikleridir. Herhangi bir ortamda sırada beklerken önünüzde duran kişiye alıştığınızın en az iki katı kadar uzakta durmaya özen gösterin; aksi takdirde sizi şaşırtacak şekilde rahatsızlık duyacaktır.

Tipik Amerika ya da tipik Amerikalı diye bir şey yoktur. Ülkenin büyüklüğü ve elli eyaletin sahip olduğu farklılıklar bir sonuç çıkarmayı zorlaştırır ve genellemeler de sizi yanlış yönlendirir.

Amerika'da her şey şaşırtıcıdır, her ne kadar filmleriyle, televizyon programlarıyla, çizgi romanlarıyla ve fast fooduyla büyümüş olsak da bu böyledir. Yabancılar etraflarında gördüklerini anlamaya, tanımaya çalışırlar ve hiçbir şey bekledikleri gibi çıkmayınca da şaşırır. Amerika'ya seyahatin en zevkli yönlerinden biri hiç beklemediğiniz halde sürekli şaşırmanızdır. San Francisco; Yokuşlar, kutu evler ve tramvaylar… Dallas; Basit petrol kuyuları ve çamurlukları süsleyen boğa boynuzları… New York; Kolay - metro ve polisler, ağzı bozuk şoförler ve her köşede bir Huggy Bear…

Bunların gerçekten de var olması yabancıları eğlendirir ama asıl ilginç olan Amerika'nın çok yabancı bir yer olmasıdır. Eğer Amerika'yı tanıdığınızı sanıyorsanız ülkenin gerçeğini bilmiyorsunuz demektir: ülkenin büyüklüğünü, kokularını, insanların çeşitliliğini. Uçaktan indiğiniz anda başka bir ülkede olduğunuzu fark edersiniz ama bunu Los Angeles'te pizzacıda bir bardak su isteyip de garson “Ne?” deyince tam olarak anlarsınız. Garson size tuhaf tuhaf bakarken “Su lütfen” dersiniz. Ancak siz defalarca tekrar ettikten sonra garson telaffuzunuzu anlayabilir.

286 milyon insanın Türkiye'nin ancak bir bölgesi olabileceği kadar büyük bir toprak parçasına yayılmış halde yaşadığı bir ülkede insanların yaşayış tarzı da farklılıklar gösterir. Los Angeles ile New York arasında İstanbul ile Paris arasında olandan daha fazla fark vardır - ne de olsa bu şehirler birbirinden kilometrelerce uzaktadır ve aralarındaki saat farkı da çoktur.

13.5 milyon insanın yaşadığı Los Angeles, Pasifik'le dağlar arasında kalan 112 kilometre genişliğindeki bir vadide sıralanmış çok sayıda uydu şehrin 1200 kilometrelik otoyolla birleştirilmesinden oluşmuştur. Hava neredeyse her zaman 20 derecedir.

New York ise bize daha tanıdık gelebilir. İklim kışları sert, yazları nemlidir ama en azından değişiklik gösterir. Şehirde bir metro vardır ve insanlar yürüyerek şehri dolaşabilir. New York'un etrafındaki topraklar ağaçlı tepeler ve sonbaharda muhteşem görünen renkleriyle İstanbul'u andırır.

Ülkenin bu iki ucunun arasında bir dünya yatar. Batı kıyısından doğu kıyısına arabayla gidecek olursanız tam dört saat diliminden geçer ve neredeyse 4800 kilometre yol yaparsınız. Bomboş bir yolda yüzlerce kilometre gidebilir ve en yakın komşusu üç saat uzakta olan şehirlerden geçebilirsiniz. Bu kıtada hâlâ konfederasyon bayrağı asıp kendilerine birliğin tam bir parçası olmadıklarını hatırlatması için Yalnız Yıldız diyen Texaslılar da yaşar 20. Yüzyıl'dan mümkün olduğunca kaçan Pennsylvanialılar da.