WHO IS ONLINE

We have 62 guests online

NEWSFLASH

Our Goal

Our ultimate goal is to serve and maintain global peace and harmony by building bridges towards a long lasting friendship between the peoples of Turkey and North America, including transatlantic countries, through educational, social, art and cultural activities.

Read more...
Futbol Print E-mail
Sonbahar ve kışın futbol oynanır. Amerikalılar Avrupa'da oynanan futbola “soccer” der, kendilerinin oynadıkları futbol daha çok ragbiye benzer.

Avrupalıların çoğu için Amerikan futbolu anlaşılmaz bir oyundur. Amerikan futbolu da çok bilgili ve enteresan taraftarlara sahiptir (Richard Nixon bir seferinde siyasete atılmamış olsaydı futbol yorumcusu olacağını söylemiştir ve bu konuda hiç tartışmasız uzmandır). Bu oyunda inanılmaz rakamlar kazanılabilir ve yazları oynanan üniversite futbol ligi maçları bu yoldaki ilk adım olarak kabul edilir. Çoğu üniversiteler bir futbol yıldızı yaratacakları umuduyla geleceği parlak oyuncuları kabul eder.

Futbolda skor elde etmek için yumurta şeklinde bir topu atmak ve yakalamak gerekir. Amaç temelde budur ama tüm oyunlar gibi incelendikçe daha karmaşık yönleri oraya çıkar. Yabancıları şaşırtan tarafı benzer hareketlerin tekrar edilmesi ve bu hareketlerin kalıp haline gelmesinin bütün doğallığı yok etmesidir. En önemli (ve en fazla parayı kazanan) oyunculardan biri bu kalıp hareketlerin çoğunun dayandığı oyun kurucudur. Top bir dizi düzenli hamlenin ardından eline geçtiği zaman mümkün olduğunca uzağa atmak onun görevidir.

Takımın diğer üyeleri yine düzenli hamlelerle rakip takımda karşılarında duran oyuncuyu durdurmaya çalışır. Takımlar kendi hareketlerini ve rakip takımın hareketlerini günlerce videodan izleyerek zayıf noktalarını bulmaya çalışır.

Takımlar sonbahar ve kış aylarında Pazar ve pazartesi akşamları on altı maç oynar ve Ocak ayında Süper Maç'a çıkar. Erkekler bunu evlerinde abur cubur yiyerek, bira içerek ve ekrana patlamış mısır atarak izler. Bir spor olarak olumsuz tarafı oyuncuların yüzlerinin kaskların ardına gizlenmiş olması ve böylece seyircinin oyuncuların duygularını izleme fırsatı bulamamasıdır.