WHO IS ONLINE

We have 12 guests online

NEWSFLASH

Our Goal

Our ultimate goal is to serve and maintain global peace and harmony by building bridges towards a long lasting friendship between the peoples of Turkey and North America, including transatlantic countries, through educational, social, art and cultural activities.

Read more...
Yargı Print E-mail
Yargı (Judicial)

Amerikan Anayasası, yargıya başka hiçbir modern ülkede rastlanmayacak kadar geniş ve etkin görev vermiştir. Yargı, bir yandan Yürütme ve Yasama organlarının dava konusu olan kararlarını kontrol edip onayıyla güçlendirirken diğer yandan vatandaşın bu organlara karşı haklarını korur. Amerikan yargı sistemini farklı yapan bu yargı fonksiyonlarının politik geleneklerdeki sıradışı unsurlarla desteklenmesi ve güçlendirilmesidir.


Yargı Yorumu (Judicial Review)

Prensibi, mahkemelerin anayasaya aykırı herhangi bir kararı veya yasayı iptal edebilmesini öngören ilkedir. Bu ilke hâkimlerin hem kendilerini hem de davasını gördükleri insanları baskılara karşı korur. Bu da yargının bağımsızlığı ilkesinin tam olarak uygulanmasını, dolayısıyla Amerikan mahkemelerinin ülkenin yasalarını diğer devlet organlarının etkisinde kalmadan uygulamasını sağlar. 'Politika Üstü' olarak kabul edilen yargı sisteminin etkinliği, yargıçlara karşı geleneksel Amerikan saygısının da etkisi ile daha da artmaktadır.

Amerikan yargı sistemi iki ana grupta değerlendirilir:

Federal Mahkemeler

Federal Mahkemeler bütün davalara değil, sadece Anayasa'da belirtilen belli dava ve zıtlıklara bakar. Dolayısıyla, basit ceza davaları ve talep Başkan'dan gelse bile 'tavsiye kararı' istekleri Federal Mahkemeler tarafından değerlendirilmez.
Federal Mahkeme'de dava açabilmek için dava sonucundan birinci derecede etkileniyor olmak gerekir. Kendi hakları zarar görmedikçe bir vatandaşın anayasaya aykırılık idiası ile dava açması mümkün değildir.

Anayasanın 3. Maddesi'nin 1. Fıkra'sı 'Amerika Birleşik Devletleri'nin yargı gücü Anayasa Mahkemesi ve Kongre tarafından gerekli görülüp oluşturulan alt mahkemelere verilmiştir' der. Bu madde ile Anayasa Mahkemesi'nin varlığı güvence altına alınmış, ancak yetki ve sorumluluklarının sınırları Kongre'nin kararına bırakılmıştır. Ayrıca, federal mahkeme kapsamında alt mahkeme kurulması kararı da Kongre'nin sorumluluğundadır.

Halen geçerli olan Federal Mahkeme sisteminde Anayasa Mahkemesi (Supreme Court), 11 Üst Mahkeme (Court of Appeals), yaklaşık 90 Bölge Mahkemesi (District Courts) ve 3 Özel Mahkeme (Courts of Special Jurisdiction)'den oluşur. Kongre kararı ile kurulan bu özel mahkemeler İddia Mahkemesi (Court of Claims), Gümrük Mahkemesi (Court of Customs) ile Gümrük ve Patent Üst Mahkemesi (Court of Customs and Patent Appeals)


Anayasa Mahkemesi (The Supreme Court)

Mevcut Anayasa Mahkemesi bir Mahkeme Başkanı ve sekiz hâkim olmak üzere dokuz üyeden oluşur. Bütün diğer Federal Mahkeme üyeleri gibi Anayasa mahkemesi üyeleri A.B.D.Başkanı tarafından atanır, Senato tarafından onaylanır, Anayasa Mahkemesi'ne özgü olarak görevi suiistimal etmedikleri sürece ömür boyu görev yaparlar. Anayasa Mahkemesi'nin çalışma takvimi her yıl Ekim ayının ilk pazartesi günü başlar, Haziran başında sona erer.

Anayasa'da genel ifadelerle tarif edilen Mahkeme'nin görev alanı üzerinde Kongre'nin çok geniş belirleyici rolü vardır. Anayasa Mahkemesi'nin en önemli görevi diğer mahkemelerin kararlarını temyiz etme yetkisidir. Bu görevin sınırları bütünüyle Kongre tarafından belirlenir.

Mahkeme'nin asli görevlerinden biri de başka eyaletlerin kamu görevlilerine açılan davalar ile herhangi bir eyaletin taraf olduğu davalara bakmaktır. Kongre'nin bu tip davalarda Anayasa Mahkemesi üzerinde ne görevden almak ne de yetkilerini arttırmak yönünde etkisi yoktur.

Davalar alt federal mahkemelerden Anayasa Mahkemesi'ne çeşitli yollarla gelir.
Birinci yol, genellikle Bölge Mahkemeleri'nden (District Courts) sonraki aşama Üst Mahkemeler (Courts of Appeals) olduğu halde, belirli özel şartlar altında davaların doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne gelmesidir.

İkinci yol, İddia Mahkemesi'nin (Court of Claims) kendisinin Anayasa Mahkemesi'ne incelediği dava ile ilgili bir 'soru yöneltmesi'dir. (certify a question of law) Ayrıca, İddia Mahkemesi (Court of Claims) ile Gümrük ve Patent Üst Mahkemesi'nde (Court of Customs and Patent Appeals) görülen davalar yazılı 'temyiz talebi' (writ of certiorari) sonucu Anayasa Mahkemesi'nde incelenir.

Üçüncü ve en önemli yol ise, Üst Mahkemelerde görülen davaların itiraz sonucu son aşama olarak Anayasa Mahkemesi'nde görülmesidir.
Anayasa Mahkemesi gelen 'temyiz talebini', davayı yeniden görüşülmesini gerektirecek özel ve önemli unsurlar olduğuna karar verirse kabul eder. Mahkeme'nin karar vermesini sağlayacak özel ve önemli unsurların tarifi tamamen Mahkeme'nin yorumuna bağlıdır. Mahkeme gelen temyiz talebini programının yoğunluğu ve öncelik verilmesi gereken davalar bulunması sebebiyle reddedebilir. Bu, alt mahkemenin kararının onaylandığı anlamına gelmez, sadece davanın o dönemde görülemeyeceği anlamına gelir.

Eyalet Mahkemeleri'nin sonrasında doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne başvurabilmek için Eyalet Mahkemesi'nin bir federal yasayı geçersiz veya yetersiz ilan ederek karar vermiş olması gerekir. Bir başka durum ise taraflardan birinin, federal kanunlar veya anayasa tarafından verilen bir hakkın Eyalet Mahkemesi tarafından gözardı edildiği iddiası ile başvurmasıdır. Ancak yine de davacının Anayasa Mahkemesine kadar çıkması çok zordur çünkü öncelikle bütün üst eyalet mahkemelerinin denenmesi gerekir. Bütün bu aşamalarda çözülemeyen sorunun Anayasa Mahkemesi'ne kadar gelebilmesi çok sınırlı ve özel şartlarla mümkündür.

Pratikte zor olsa da, yasal olarak Eyalet Mahkemesi kararlarının Anayasa Mahkemesi'nde temyize açık olması, Amerikan federal yapısının temel taşlarından biridir; çünkü eyaletten eyalete farklılıklar gösteren yerel yasaların temelde bir ve tek ulusal dayanağı olduğunu göstermektedir.


Üst Mahkemeler (Courts of Appeals)

Federal Mahkeme isteminin kurulmasında yatan teori, açılan bir davanın gerektiğinde bir üst mahkemede yeniden görülerek adaletin sağlanmasıdır ve Üst Mahkemeler bu amacı olabildiğince yaygınlaştırmak üzere kurulmuştur. Amerika Birleşik Devleti'ni 10 coğrafi bölgeye ayıran her 'yasal çevre' (circuit) için birer tane ve bir tane de başkent Washington D.C için olmak üzere toplam 11 Üst Mahkeme vardır. Bölge Mahkemeleri'nin son kararlarını Üst Mahkemelerde temyize götürmek bütün vatandaşların yasal hakkıdır.

Üst Mahkemelerin bir diğer önemli görevi de Federal Ticaret Komisyonu (Federal Trade Commission), Eyaletler Arası Ticaret Komisyonu (Interstate Commerce Commission), Federal Birlik Komisyonu (Federal Power Commission) ile Güvenlik ve Ticaret Komisyonu (Securities and Exchange Commission) gibi ulusal hükümete bağlı belirli müdürlüklerin kararlarını inceleyerek onayıyla kararlarını güçlendirmesidir.
Genelde bilinenin aksine tarafların her davalarını temyiz için Anayasa Mahkemesi'ne götürmeleri söz konusu değildir. Pek çok dava türü için en son temyiz mahkemesi Üst Mahkemelerdir. Üst Mahkeme'nin kararından memnun olmayan tarafın Anayasa Mahkemesi'nin davasını yeniden görüşmeye değer bulmasını beklemekten başka yapabileceği bir şey yoktur. Eğer Anayasa Mahkemesi temyize gerek görmezse son karar Üst Mahkeme'nin verdiği karar demektir.


Bölge Mahkemesi (District Courts)

Bölge Mahkemeleri, federal yargı isteminin başlangıç noktasıdır ve federal mahkemelerde görülen davaların büyük çoğunluğu bu mahkemelerde karara bağlanır. Amerika tarafından yönetilen sınır ötesi topraklara ve eyaletlere dağılmış toplam 90 adet Bölge Mahkemesi vardır. Her Bölge Mahkemesi'nde görevli hâkim sayısı mahkemenin yoğunluğuna bağlı olarak değişir.

Bölge Mahkemeleri federal suçlar ile anti-tekel, vergi ve ticaret hukukuyla ilgili davalar gibi çok farklı dava konularına bakar. Farklı eyaletlerin vatandaşlarının davaları ve dava konusu $10000'ı aşan, vatandaşla başka bir eyaletin taraf olduğu davalara da Bölge Mahkemeleri bakar.

Bölge Mahkemeleri’nin Eyalet Mahkemeleri'nin kararlarını temyiz etme yetkisi yoktur.


Özel Mahkemeler (Courts of Special Jurisdiction)

Özel Mahkemeler Kongre'nin kararı sonucu kurulur. Adının özel olmasının sebebi belirli bir alanda uzmanlık mahkemesi olmasıdır. Halen üç tane bulunan Özel Mahkemelerin en önemlisi İddia Mahkemesi'dir (Court of Claims). Amerika Birleşik Devletleri aleyhine suçlama ve iddialarda bulunanların davası bu mahkemelerde görülür.

Diğer iki Özel Mahkeme ise Gümrük Mahkemesi (Court of Customs) ile Gümrük ve Patent Üst Mahkemesi (Court of Customs and Patent Appeals)'dir.


Eyalet Mahkemeleri

Federal Mahkemeler Amerikan devlet yönetiminin çok önemli bir parçası olduğu halde, çok daha fazla sayıda dava Eyalet Mahkemeleri’nde görülür. Dolayısıyla sıradan bir vatandaşın Eyalet Mahkemeleri ile muhatap olma ihtimali daha fazladır.
Genel kanının aksine Eyalet Mahkemeleri Federal Mahkemelerin alt mahkemesi değildir. Tam tersine, Eyalet Mahkemeleri bağımsız ve özerk bir sistem oluşturur. Eyalet Mahkemeleri’nin kararlarının bir kısmı federal dava haline getirilerek Anayasa Mahkemesi'nde temyize açıkken geri kalan davalarda son karar Eyalet Mahkemeleri’nde verilir.

Sonuç olarak pek çok yasal düzenleme, ticari ilişkiler ve birebir insan ilişkileri ile ilgili davalar ilk olarak eyalet mahkemelerine gelir ve son karara bağlanır. Dahası, aynı federal mahkemelerde olduğu gibi, eyalet mahkemeleri de kendi içinde temyiz yetkisine sahiptir; bu da eyalet mahkemelerinin devlet içinde bağımsız bir otorite olduğunun kanıtıdır.

Eyalet Mahkemeleri’nin yapısı her eyaletin anayasasında belirlendiği ve eyaletin yasama organı tarafından şekillendiği için tüm ulusta geçerli bir eyalet mahkeme yapısı yoktur. Ancak yine de eyaletten eyalete nadiren çok derin farklılıklara rastlanır, istisnalar gözardı edildiğinde genel yapı aynıdır.


Küçük Davalar (Minor Courts)

Pek çok eyalette yargı hiyerarşisinin en alt basamağında gündelik problemlerden oluşan küçük davalara bakan, yetkileri çok sınırlı 'yargı temsilcileri' (judicial officials) vardır. Hemen hemen bütün küçük nüfuslu bölgelerde yargı temsilcilerinin başkanlık ettiği mahkemeler bulundurur. Bu mahkeme, ulusal yargı sistemindeki pek çok unsur gibi İngiliz sisteminden uyarlanmış, en eski uygulamalardan biridir. 'Barış hâkimi' (Justıce of the Peace) adıyla da anılan yargı temsilcileri genellikle hukuk eğitimi almamış kişilerdir ve mali değeri 300 doları aşmayan küçük davalara bakarlar. Eğer gerek duyarsa yargı temsilcisi büyük jüriyi oluşturabilir.

Daha büyük şehirlerde bu tip davalar daha etkin ve bilinçli olarak görülebilmesi için Şehir Mahkemesi (Municipal Court)'de incelenir.


Başvuru Mahkemeleri (Trial Courts)

Yargı hiyerarşisindeki bir üst basamak Amerika'da yargının ağırlıklı yükünü çeken Başvuru Mahkemeleri'dir. Büyük yasal sorunların çoğunluğu için yargı süreci bu mahkemelerde başlar. Amerikan adalet sisteminin en popüler unsuru olan Jüri sistemi bu mahkemelerde uygulanır. Pek çok eyalette sanığın suçlu olup olmadığına 12 ile 23 arasında değişen üyeden oluşan büyük jüri karar verir. Bazı eyaletlerde ikinci bir aşama uygulanır ve suçlu veya suçsuz kararını 12 üyeden oluşan 'petit jury' verir.


Orta Derece Mahkemeler (Intermediate Courts)

Nüfusu çok olan şehirlerde küçük davalarının ve başvuru davalarının üst mahkemesi şeklinde görev yapan mahkemelerdir. Pek çok davada benzer davalarla eşgüdüm sağlamak amacıyla Federal Üst Mahkemelerle irtibat halindedirler. Aynen Federal Üst Mahkemelerde olduğu gibi pek çok dava tipi için son kararı veren mercidir. Ancak federal ve ulusal anayasanın yorumlanması gibi belli davalarda Eyalet Üst Mahkemesi (Highest Court of Appeals)'ne gidilir.


En Üst Eyalet Mahkemeleri (Highest Court of Appeals)

Her eyaletteki en büyük temyiz mahkemesi Eyalet Anayasa Mahkemesi'dir. Eyalet içindeki en yüksek yargı organı Eyalet Anayasa Mahkemesi'dir ve kararları Federal Anayasa Mahkemesi tarafından bile yeniden dava konusu edilemez. Davaların Eyalet Anayasa Mahkemesi'ne gelişi değişiklik gösterir, zira bazı eyaletlerde sadece Orta Derece Mahkemelerden dava gelebilirken bazı eyaletlerde Başvuru Mahkemesi'nden de dava kabul edilebilmektedir. Eyalet Valisi ya da Eyalet Kongre'si 'tavsiye görüşü' talebinde bulunabilir, ancak genelde gerçek bir kanuni dava konusu olmadıkça Eyalet Anayasa Mahkemesi bu tür talepleri geri çevirir.