| Beyzbol |
|
|
|
Beyzbol Amerikalıları birleştiren en büyük etmenlerden birisidir. Beyzbol futboldan daha fazla Amerikan oyunu kabul edilir. Her büyük şehrin ulusal ligde oynayan bir takımı ve her bölgenin kendi ligi vardır. Babalar oğullarına daha küçük yaşta bu sporun inceliklerini öğretmeye başlar: bunu bir oyundan daha fazlası olarak, hayata hazırlanmayı, takım oyuncusu olmayı öğrenmenin bir parçası olarak görmekten hoşlanırlar.
Amerika'da beyzbol hakkında yapılan benzetmeler ve deyimler çoktur. Örneğin “üç vuruş ve dışarıdasın” sözü hapse girmeden hakkınızda açılabilecek soruşturma sayısını belirtmek için kullanılır. Bir beyzbol maçına giderseniz Amerikan kültürüyle ilgili başka hiçbir yerde öğrenemeyeceğiniz kadar çok şey öğrenirsiniz. Patlamış mısır ve sosisli sandviç yiyerek Avrupa'daki futbol stadyumlarında bazen görülen saldırganlığın zerresinin bile olmadığı ailelerle dolu bir ortamda maçı izlersiniz. Heyecanı artırmak için bir org ile vardır. Beyzbolün bir avantajı da hızlı oynanması ve maçların en fazla bir iki saat sürmesidir. Beyzbolün kurallarına gelince: takımlar yuvarlak bir sahanın etrafında belli sayıda tur atarak kazanır. “Vuruculara” atıcıların attığı toplara vurmak için üç hak verilir ve sonra sahanın etrafında vurulmamaya çalışarak hızla koşarlar - en azından ilk depara kadar. Vurucu hiç durmadan bütün sahayı koşarsa buna tam koşu denir. İki büyük lig vardır: ulusal lig ve Amerikan ligi. Her takım yılın bahar ve yaz aylarında 162 maça çıkar - haftada beş maç - böylece sonbaharda her ligde şampiyon olan takımlar arasında oynanan Dünya Serisi'ne gidilir. |



BİLGİLER 
