ÇEVRİMİÇİ OLANLAR

Şu anda 11 konuk çevrimiçi

DUYURULAR

Hedefimiz


Hedefimiz Türkiye ve Atlantik Ülkeleri arasında eğitim, sosyal, kültürel ve sanatsal girişimlerde bulunarak, bir dostluk köprüsü kurup diyaloğun temini ve kültürler arası uzlaşma ile global barışa hizmet etmek.

Devamını oku...
Amerika Türkiye İlişkileri Yazdır e-Posta
Amerika Türkiye İlişkileri

Soğuk Savaş’ın ilk yıllarında Sovyetler Birliği’nin Türkiye’ye tehdit oluşturan bir süper güç olarak ortaya çıkması, Türk-Amerikan ilişkilerine olumlu bir etki yaptı ve iki ülke arasında yakınlaşma doğdu. Bu dönemde Türkiye ve ABD arasındaki askeri işbirliği hızlı bir biçimde gelişti.


Johnson’ın Uyarısı Ve Ambargo Dönemi

Türkiye-ABD ilişkileri açısından 1964 yılı ise bir dönüm noktasıydı. Türkiye’nin, Kıbrıs’a müdahale etme kararı nedeniyle dönemin ABD Başkanı Johnson tarafından sert biçimde uyarılması, Türkiye’de iki ülke ilişkilerinin yeniden sorgulanmasına ve Türk kamuoyunda 1960’lı yıllar boyunca genel bir kırgınlığa yol açtı. Türkiye’nin Ada’ya müdahalesinden 1 yıl sonra da ABD Türkiye’ye silah ambargosu uyguladı.

Soğuk Savaş yılları boyunca Türk-Amerikan ilişkileri, bazı zamanlarda ekonomik yardım söz konusu olsa da genelde askeri işbirliğine dayalı olarak ilerledi. Askeri işbirliği, daha çok Amerikan güvenlik yardımı şeklinde oldu.

Kuzey Atlantik Antlaşması’nın ekonomik işbirliği ve savunma kapasitesinin geliştirilmesini öngören maddeler çerçevesinde, Türkiye ile ABD arasında imzalanan ve 1981 yılında yürürlüğe giren “Savunma ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması” ve 19 Haziran 1951’de akdedilen, Türkiye’nin 10 Mart 1954 tarihinde taraf olduğu “Kuzey Atlantik Antlaşması’na Taraf Devletler Arasında Kuvvetlerin Statüsü’ne Dair Sözleşme” bugün Türkiye’deki Amerikan askeri varlığının esaslarını belirleyen temel belgelerin başında geliyor.


Soğuk Savaş Sonrası Dönem

Soğuk Savaş sonrasındaki dönemde, süper güçler arasında nükleer savaş çıkma tehdidi azalmakla birlikte, yeni ve potansiyel olarak tehlikeli başka sorunlar ortaya çıktı. Balkanlar ve Kafkaslar’da meydana gelen ve tüm bölgeyi etkileyen etnik çatışmalar ile terörizm, din fanatizmi, gelişmekte olan ülkelerdeki hızlı nüfus artışı, küresel kirlilik, ırk ayrımı, yabancı düşmanlığı gibi konular,bu tehlikelerin arasında yerini aldı.

Soğuk Savaş sona erdikten sonra, 1980’lerin sonu ve 1990’ların başında bu yeni ortamın getirdiği yeniliklere paralel olarak Türk-Amerikan ilişkileri de yapısal değişikliğe uğradı. Bu çerçevede 1997 yılında Türkiye ve ABD, aralarındaki işbirliğini “Beş Bölümlü Gündem” başlığı altında incelemeye karar verdi. Bu gündemin maddelerini, savunma ve güvenliğin yanı sıra enerji, ekonomi ve ticaret, bölgesel işbirliğiyle Kıbrıs oluşturdu.


Stratejik Ortaklık Dönemi

Bu karardan 2 yıl sonra 1999’da dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in ABD’ye yaptıkları ziyaretler ve eski ABD Başkanı Bill Clinton’un Türkiye’ye düzenlediği ziyaret, iki ülke ilişkilerinin daha da derinleştirilmesine imkan sağladı.

Bu ziyaretler, Avrupa, Kafkaslar, Orta Asya ve Ortadoğu’ya kadar uzanan bölgelerde geniş çapta örtüşen çıkarlarda “stratejik ortaklık” kavramını güçlendirdi. Irak’taki savaşa ilişkin olarak Türkiye, bir taraftan krizin barışçı yöntemlerle çözülmesi için ikili ve çok taraflı boyutta çaba gösterirken, diğer taraftan da muhtemel bir harekatın olumsuz yansımalarını bertaraf etmeye yönelik olarak ABD ile siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda müzakerelerde bulundu.


Irak Savaşı Ve Tezkere Gerginliği

Irak’a yönelik askeri bir müdahalede, ABD’nin Türkiye üzerinden bir “kuzey cephesi” açabilmesine olanak sağlayacak tezkere 1 Mart 2003’te TBMM’de reddedildi. Ancak TBMM’nin 20 Mart 2003’te aldığı karar uyarınca, Türk hava sahası ABD ve İngiltere kuvvetlerinin üst uçuşlarına açıldı. TBMM ayrıca, 7 Ekim 2003’te kabul ettiği bir kararla, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’ta güvenlik ve istikrara katkı yapmak amacıyla Irak’a gönderilmesine imkan sağladı.

Öte yandan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in imzaladığı kararnameyle BM kararı çerçevesinde başta ABD olmak üzere müttefik ülkelerin kullanımına açılan İncirlik Üssü’nde görev süresi 1 yıl daha uzatıldı. Amerikan Yönetimi ayrıca, Türkiye’nin AB üyeliğine desteğini sıkça vurgularken, Kıbrıs sorununa da adil ve kalıcı bir çözüm bulma çabalarına katkıda bulundu.


Abd’den Kıbrıs’a Yönelik Adımlar

Washington Yönetimi, Annan Planı referandumunun KKTC’de kabul edilmesi, Rum tarafında ise reddedilmesinden sonra, Kıbrıs Türklerine yönelik izolasyonun kaldırılması için girişimlerde bulunmaya başladı. Amerikan Kongresi’nden bir heyetin Ercan Havaalanı’nı kullanarak KKTC’yi ziyaret etmeleri, ABD’nin bu konudaki desteğinde önemli bir adım oldu.

Heyet başkanı Ed Whitfield, KKTC’yi ziyaretlerine ilişki açıklamasında, bu ziyaretlerinin Kıbrıs Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos’a bir mesaj vermesini umduğunu ve ülkelerine döndüklerinde, başta Ercan Havaalanı’ndan Washington’a doğrudan uçuş seferlerinin başlatılması olmak üzere birçok konuda projeleri hayata geçirmeye çalışacaklarını söyledi.

Türk tarafı da, Amerikan Kongre heyetinin ziyaretini memnuniyetle karşılarken, ABD’den KKTC’ye yönelik izolasyonların kaldırılması için daha ileri adımlar bekliyor. Türkiye, Irak konusunda da barış, istikrar ve güvenliğin sağlanması çabalarına güçlü desteğini ortaya koyarken, Amerikan Yönetimi’nden özellikle, Irak’ın kuzeyinde yerleşik olan terör örgütü PKK ile daha etkin mücadele etmesi beklentisi içinde bulunuyor.


İki Ülke İlişkilerinde Yoğun Diplomasi

Başbakan Erdoğan’ın 25 Ocak-1 Şubat 2004 tarihleri arasında yaptığı ABD ziyareti, daha sonra 9 Haziran 2004’te ABD’de düzenlenen G-8 zirvesine Türkiye’nin “demokratik ortak” sıfatıyla katılımı, ABD Başkanı George Bush’un NATO zirvesi nedeniyle 26-29 Haziran 2004’te Türkiye’ye düzenlediği ziyaret ile, uluslararası ortamdaki yeni gelişmeler çerçevesinde görüşmeler yapıldı.

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, göreve gelmesinin ardından çıktığı ilk bölge turu kapsamında 5-6 Şubat 2005’te Türkiye’yi ziyaret etti.