ÇEVRİMİÇİ OLANLAR

Şu anda 10 konuk çevrimiçi

DUYURULAR

Hedefimiz


Hedefimiz Türkiye ve Atlantik Ülkeleri arasında eğitim, sosyal, kültürel ve sanatsal girişimlerde bulunarak, bir dostluk köprüsü kurup diyaloğun temini ve kültürler arası uzlaşma ile global barışa hizmet etmek.

Devamını oku...
Ayazma Yazdır e-Posta
III. Mustafa’nın 1761 yılında Mimar Mehmed Tahir Ağa’ya inşa ettirdiği Ayazma Camii, Üsküdar’da Salacak ve Şemsipaşa semtleri arasında yükselir. Ayrıca; III. Mustafa’nın, validesi Mihrişah Emine Sultan ve ağabeyi Şehzade Süleyman adına inşa ettirdiği camide batılı mimari tarz egemen olup; caminin inşa edildiği yerde evvelce Ayazma Sarayının bulunduğu, caminin isminin de buradan geldiği bazı kaynaklardan anlaşılmaktadır.

Ayazma Camii birkaç defa tamir edilmiş, yıkılan minaresinin yerine iki kez yenisi yaptırılmış, caminin muvakkithanesi ve camiye akar olması münasebetiyle inşa edilen hamamı ve birçok dükkânı da günümüze ulaşmamıştır. Geniş bir avlunun ortasına oturan cami, İstanbul manzarasına hâkim bir tepe üzerinde olup; batılı mimari öğelerin yanında kullanılan klasik mimari şekiller yapıya farklı bir hava katmıştır.

Dikdörtgen planlı yapının ana mekânı, dört kemere oturtulan bir kubbeyle örtülüdür ve yapının hünkâr köşkü bu ana mekânın sol tarafında, camiye bitişik olarak inşa edilmiştir.  Vaaz kürsüsü, mihrap ve minber süslemesinde kullanılan çeşitli renkli taşlar ve hünkâr mahfilinde kullanılan altın yaldızlı bezemeler güçlü bir işçiliği eseridir. Oymalı renkli mermerden olan minber ile kırmızı somaki taşından olan mihrap da güçlü işçiliğin yapıya bir başka yansımasıdır. Cami kapısının üstündeki yazılarsa; Hattat Seyyid Abdullah’a ve bazı alçı pencerelerin üzerindeki yazılar ise Hattat Seyyid Mustafa’ya aittir.

Ayazma Camisi’nin geniş avlu çerçevesini dolanan duvarın bir köşesinde, camiyle aynı yıl inşa edilmiş çeşmesi bulunur. Çeşmenin üzerinde tarihinin kaleme alındığı manzum kitabesi şair Zihni’nin eseridir. Yapının haziresinde ise sarayın bazı ileri gelenlerinin mezarı bulunur.