ÇEVRİMİÇİ OLANLAR

Şu anda 11 konuk çevrimiçi

DUYURULAR

Hedefimiz


Hedefimiz Türkiye ve Atlantik Ülkeleri arasında eğitim, sosyal, kültürel ve sanatsal girişimlerde bulunarak, bir dostluk köprüsü kurup diyaloğun temini ve kültürler arası uzlaşma ile global barışa hizmet etmek.

Devamını oku...
Üsküdar Yazdır e-Posta

Üsküdar, Kız Kulesi ile bütünleşen bir semttir. Karşıya, Avrupa’ya geçişin iskelesidir. Meydandaki 16. yüzyıl camileri, ortadaki abidevi çeşme, sahildeki minyatür Şemsi Paşa Cami ve Medresesi Türk sanatının güzel örnekleridir. Tarihi Karacaahmet Mezarlığı ve daha ilerideki büyük ve küçük Çamlıca tepeleri Üsküdar’ın sırtlarında bulunur. Tepeler çamlıklarla örtülü olup, Adaların ve Boğazın kuş bakışı manzaralarına hâkimdir.

 

Geçmişi Atinalılar dönemine dayanan ve merkezi Paşalimanı ile Salacak arasında yer alan Üsküdar'ın kuruluşu kaynaklara göre M.Ö. 5. yüzyıla dayanıyor. Tarih boyunca önemli ulaşım ve konaklama merkezi olan Üsküdar'ın, üzerinde batan gün ışıklarının, karşı yakadan yaldızlı görünmesi yüzünden uzun yıllar 'Altın şehir' diye anıldığı söylenir.

 

Orhan Gazi tarafından yaklaşık olarak 1384 yılında fethedilmiş ve 1. Murat döneminde nüfusun önemli bir kısmı Türklerden oluşmaya başlamış. Ancak Türklerin tam olarak buraya yerleşmeleri İstanbul'un fethinden sonra gerçekleşmiş. Osmanlı'nın gözdesi olan Üsküdar'da işte bu yüzden bugün çok sayıda Osmanlı eserine rastlıyoruz.

 

29 Mayıs 1453'de İstanbul'un Türkler tarafından fethedilmesinden sonra Üsküdar hızla gelişme göstermiş, Üsküdar'a kesin ve kalıcı iskân başlamıştır. Bütün Osmanlı Tarihi Dönemi'nde Anadolu, Mısır, İran, Hicaz, Irak, Kafkasya, Suriye üzerine yapılan seferlerde     Üsküdar, Osmanlı Padişahı ve Devlet Adamlarının konaklama ve dinlenme yeri olarak görev yapmıştır. Sefere çıkan Osmanlı Padişahları, şimdiki Doğancılar 'da kurulan Otağ Çadırında kalmışlardır.

 

Fatih Devri'nde, Üsküdar adeta yeniden kurulmuştur. Salacak'ta kendi adıyla anılan bir mescit yaptırmış ve Üsküdar 'ın ilk mahallesi ortaya çıkmıştır. Anadolu 'dan getirilen Türk Halkını buralara yerleştirmiş, şimdiki İskele Meydanı'na bir bedesten yaptırarak ticaretin gelişmesini sağlamıştır.

 

M. Ö. 1000'lerden beri bilinen ve oturulan Üsküdar... Bizans'tan kalan yegâne eser Kızkulesi ile ünlü Üsküdar...  Osmanlı Devri'nde bir oya gibi itina ile işlenen ve güzelleşen Üsküdar... Denize açılan ve hiç birinin, diğerinin "görme hakkını" engellemediği Cumbalı Türk Evlerinin süslediği sokaklarıyla, koruları, köşkleri, çarşıları ve hamamlarıyla, camileriyle, kiliseleri ve sinagoguyla ‘aynı duvarı’ paylaşan kilise ve camisi ile hoşgörünün en güzel örneğini Kuzguncuk ' tan veren Üsküdar veya Altın Şehir; bugün Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, İstanbul İli 'ne bağlı önemli bir ilçe olarak yaşamaya devam ediyor...