| Geleneksel El Sanatları |
|
|
|
TOPRAK ÜRÜNLERİ
Toplumların ilk ortak uğraşlarından biri olan çömlekçilik, Neolitik Çağın en önemli buluşlarındandır. Bu el sanatı Anadolu’da tarihi süreç içinde gelişerek bir kültür hazinesi oluşturmuştur. İlk çağlardan günümüze kadar geçen süre içinde ham maddesi; metal, oksit veya ametal karışımlarından oluşan kil, gelişen motifleriyle toplumların duyarlılıklarını, kültürel birikimlerini, dinsel inançlarını, toplum içi ilişkilerini ve yaşamlarını yansıtan bir sanat objesine dönüşmüştür. Anadolu’da gelişim gösteren seramik sanatı özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde teknik ve estetik açıda en üst düzeye ulaşmıştır. Seramik sanatının diğer kolları da çinicilik, tuğla ve kiremit üretimi olarak gruplandırılabilir.
MADEN ÜRÜNLERİ
Geleneksel El Sanatlarımız içinde önemli bir yeri olan Madeni El Sanatlarının uzun bir gelişim süreci vardır. Orta Asya’dan başlayan bu gelişim, Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçuklular ile devam ederek Osmanlılara kadar uzanır. Anadolu sanatında önemli bir yeri olan bakır, süslemeye de çok elverişli bir madendir. Günlük kullanımda kap-kacak, takılar, miğferler, kapılarda, kapı süslemelerinde, yapı unsuru olarak kullanılmıştır. Maden el sanatlarının yapımında en çok kullanılan maden bakırdır. Bakır kap yapım teknikleri; dövme, dökme, sıvama (tornada çekme), preste basma olarak dört çeşittir. Günümüzde de en çok işlenen maden olan bakır, Kalaylama tekniği ile mutfak eşyaları yapımında geniş bir kullanım alanına sahiptir.
TAKI - GÜMÜŞ ÜRÜNLERİ
Anadolu’da takı kullanımının tarihi Neolitik Çağ’a (M.Ö.8000-5500) kadar uzanmaktadır. Takıyla süslenmenin temelini; görkemli, güçlü ve etkileyici görünme isteği oluşturur. Doğumdan ölüme kadar inançla kullanılan takılar soydan soya geçmiştir. Anadolu’da kadın, baştan ayağa her gün takılarıyla yaşamış ve toplum içindeki statüsünü, üzerinde taşıdığı süs objeleriyle ifade etmiştir. Gümüş doğada az bulunan bir metaldir. Çeşitli tekniklerle yapılan gümüş takılar geçmişte olduğu kadar günümüzde de büyük ilgi görmektedir. Özellikle telkari tekniğiyle eşsiz güzellikte yapılan takılar büyük beğeni toplamaktadır. Telkari tekniği; ince altın veya gümüşün ısıtıldıklarında edindikleri (şekil alabilme) plastik niteliği sayesinde, üç boyutlu nesne ve çeşitli desenler oluşturularak şekilde işlemeleridir. Telkari takılar ve kullanılan diğer malzemelerden fincan zarfları, kutular, sürmedanlar, vazolar, şamdanlar gibi birçok ev aksesuarları da yapılmaktadır.
CAM ÜRÜNLERİ
Anadolu uygarlıklarından elde edilen cam işçiliğinin seçkin örnekleri, günümüzde “cam’ın” tarihi gelişimi konusuna ışık tutmaktadır. Çeşitli model ve formlardaki vitraylar, Selçuklular döneminde geliştirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde İstanbul’un fethedilmesinden sonra, cam işçiliğinin merkezi bu kent olmuştur. Anadolu’da camın ilk kez göz boncuğu olarak üretimi İzmir-Görece köyündeki ustalar tarafından gerçekleştirilmiştir. Saydam, ince cam ürünlerinde helezonik kıvrımlar meydana getiren renkli çizgiler ve kuşgözü olarak tanımlanan Çeşm-i Bülbül, Beykoz işi cam ürünlerinin yapımında en çok kullanılan tekniklerdendir. Tamamı elde yapılan cam işçiliği ürünleri; ileri bir teknik ve beceri isteyen, son derece zahmetli, zor ancak, bir o kadar da kıymetli ürünlerdir.
DERİ - KEMİK - BOYNUZ ÜRÜNLERİ
Hayvandan elde edilen, deri, kürk, boynuz, kemik gibi maddelerden yapılan el sanatlarını, kullanılan malzeme ve kullanım alanına göre sınıflandırmak mümkündür. Bu gruba dahil edilebilecek diğer el sanatı türleri; Yemenicilik, çarık, cilt işleri, gölge oyunu kuklaları, mutfak araçları yapımı ve yün el sanatları olarak sınıflandırılabilir.
BİTKİSEL ÜRÜNLER
Anadolu’da Selçuklular döneminde gelişip, kendine özgü karakteristik bir niteliğe bürünen ağaç oymacılığı, ilk başta estetik ve zevkten ziyade ihtiyaçları karşılamak amacı ile yapılmıştır. Selçuklu ve Beylikler döneminde mimaride kullanılan, göz kamaştırıcı ahşap işçiliği, Osmanlı dönemine gelindiğinde hem mimari hem de gündelik kullanım eşyalarında görülmektedir. Ağaç işçiliğinde en çok ceviz, elma, armut, sedir, abanoz, gül ağacı kullanılmakta olup, süslemede ise; kakma, boyama, kündekari, kabartma-oyma, kafes gibi teknikler uygulanmaktadır.
TEKSTİL ÜRÜNLERİ
İşleme sanatı Türk toplumunun kültürel zenginliğini, güç ve yeteneklerini en üst düzeyde yansıtan bir sanat dalıdır. İşleme kullanım veya giyim eşyasını süsleme zevkinden doğmuştur. 2000 yıllık bir geçmişi olan Türk işleme sanatının elde bulunan en eski örneği Selçuklulara aittir. İşlemeler, ipek, yün, keten, pamuk, metal vb. ipliklerin, çeşitli iğneler ve uygulama biçimleri aracılığıyla; keçe, deri, dokuma vb. materyaller üzerinde yapılan bezenmeleridir.
TAŞ ÜRÜNLERİ
İnsanoğlunun hayatında önemli bir yer tutan taş, dünyanın oluşumundan beri çeşitli şekillerde insanlığa hizmet etmiştir. Türk süsleme sanatına taşın girmesi Türklerin Anadolu’ya gelişi ile başlar. Türk süsleme sanatında geniş bir alanı içine alan dekoratif taş işçiliği başlangıcından bu yana, dönemlerin üslubuna uygun olarak, bazı değişimler göstermiş olsa da, el sanatlarında önemini her zaman korumuştur. Taş işçiliğinde geometrik örgüler, geçmeler, bitkisel bezemeler, alçak yüksek kabartma hayvan figürleri, palmetler en çok rastlanan bezemelerdir.
HALI - KİLİM ÜRÜNLERİ
Pazırık halısı ile başlayan “halı sanatı” tarih boyunca Türklerin öncülüğünde gelişmiştir. Türklerin en köklü geleneksel sanatı olan halı, sanat tarihimiz de seçkin bir yere sahiptir. Ananevi sanatımız olarak, sağlam tekstil motifleri ve düğüm tekniği ile varlığını günümüze kadar devam ettiren Türk halısının karakteristik yapısı, düzenli ve sürekli gelişmesinin en büyük dayanağı olmuştur. Kilim Dokuma; atkı ipliklerinin çözgü iplikleri arasından bir alt, bir üst geçirilmesi, sıkıştırılması ile çözgü ipliklerinin gizlendiği atkı yüzlü dokumadır. Halı dokumalar ise; pamuk, kıl, ipek, yün ipliklerin halının boyuna yan yana dizilmesinde meydana gelen çözgü iskeletinin her çift teline yün, ipek, floş iplerinin değişik tekniklerle, ilme bağlanıp, üzerine atkı ipliği kirkitle sıkıştırılmak suretiyle dokunan havlu yüzlü dokumadır.
|



BİLGİLER 
